Mersin Tarihi - Geçmişi
Mersin’in geçmişi M.Ö 6000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Mersin hakkında ve Kilikya bölgesi hakkında bugün en detaylı bilgiler; Yumuktepe höyüğü sayesinde öğrenilmiştir. Mersin’in kısa tarihi aslında çok uzun bir geçmişe dayanmaktadır.
Kilikya ismine (Kilikia) ilk defa M.Ö 8. Yüzyılda Asurluların belgelerinde rastlanmıştır. Çok geniş bir coğrafyayı temsil eden Kilikya bölgesine Hititler, Babil ve Pers Krallıkları hükmetmiştir. Ancak bölgemizle ilgili en detaylı bilgileri İskender dönemi ve sonrasından öğrenmekteyiz.
İskender’in ölümünden sonra Roma senatosu Kilikya bölgesine başkenti Tarsus olan bir Roma eyaleti kurmaya karar verir. Bu karar Kilikya bölgesi için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihlerde Mersin bölgesinin çok ormanlık olduğu ve gemi inşasında çok kıymetli bir bölge olduğu bilinmektedir.
Tarsus yine bu dönemde M.Ö 300’lü yıllarda bölgenin liman ve ticaret merkezidir.
Roma ve Bizans egemenliklerinden sonra bölgede Müslüman Araplar görülmeye başlamıştır. Ancak hakimiyetleri uzun sürmemiştir. 1071 yılından sonra diğer bir çok bölge gibi Selçuklu Türkleri Anadolu’nun pek çok bölgesinde Mersin de dahil olmak üzere hakimiyet kurmuşlardır. Bu tarihten itibaren Kilikya toprakları Türk devletlerin hâkimiyetine geçmiştir.
Mersin’in şehir olarak tarih sahnesine çıkışı 19. Yüzyıl ortalarına denk gelmektedir. Bu tarihte bölgede Türkmenler, Kapadokya bölgesinden göç eden Rumlar ve Hıristiyan Levantenler yaşamaktadır.
1877 yılında Mersin ve Tarsus’un Adana vilayetine bağlı bir kaza haline getirildiği görülmektedir. Bu tarihlerde Mersin, Tarsus’a bağlı bir köydür. Daha sonra ilçe haline getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanı ile ise Mersin bir il olmuş, 1937’de İçel ( Silifke ) ve Mersin vilayetleri birleştirilerek İçel vilayeti olmuştur.